Son Dakika


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Güvenli Okul İklimi” konusunda basın açıklaması yaptı.
Bakan Tekin’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
Toprağın bağrından bin bir emekle yetişen bir çiçeğe nasıl ihtimam gösterilirse, evlatlarımıza da öyle bakmak, onları öyle korumak, onları öyle kuşatmak mecburiyetindeyiz. Bu sebeple, içinden geçtiğimiz tablonun ağırlığını da omuzlarımıza binen mesuliyeti de bütün derinliğiyle hissediyoruz.
Nitekim bu ağırlığın farkında olarak ilk andan itibaren devletimizin bütün kurumlarıyla sahada olduk. İlgili birimlerimiz süratle harekete geçti. Müfettiş görevlendirmeleri yapıldı. Psikososyal destek süreçlerini başlattık. Sayın Cumhurbaşkanımızın yakın takip ve talimatlarıyla; İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve ilgili bütün kurumlarımızla tam bir eşgüdüm içinde sürecin her aşamasını dikkatle takip ettik, ediyoruz. Acılı ailelerimiz başta olmak üzere hiçbir ailemizin kendisini yalnız hissetmemesi için gerekli desteği sürdürüyoruz.
Ancak burada bilhassa ifade etmek isterim ki ilk andan itibaren ortaya koyduğumuz hassasiyet ve müdahale, adım adım inşa ettiğimiz daha kapsayıcı bir mesuliyet anlayışının sahadaki tezahürüdür. Göreve geldiğimiz günden beri çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, öğretmenlerimizin huzurla vazifesini sürdürdüğü, güvenli okul iklimini daha da güçlendirmek için kararlı adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. İzninizle şimdi bu adımları sizlere hatırlatmak istiyorum.
Öncelikle, göreve başlar başlamaz ‘Köklerden Geleceğe’ yaklaşımıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çalışmalarını başlattık. Eylül 2024’te uygulamaya koyduğumuz modelimizle beraber; öğrencilerimizin sosyal duygusal öğrenme becerilerini, okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi, Erdem Değer Eylem Çerçevesiyle onlara milli ve manevi değerlerimizi kazandırmayı hedefledik. Böylece sağlıklı şahsiyetlerden oluşan huzurlu toplumun temel unsuru olan yetkin ve erdemli insanı merkeze aldık. Eş zamanlı olarak Öğretmenler Odası Buluşmaları başlatarak attığımız her adımı öğretmen ve idarecilerimizle birlikte bir istişare ortamı oluşturarak, eğitimcilerimizin sesine kulak verdik. Okulun ciddiyetini, düzenini ve öğretmenin otoritesini tahkim etmeye gayret ettik. Oyunun eğitici ve iyileştirici gücünden istifade etme amacıyla okul bahçelerimizde geleneksel oyun alanlarımızı yaygınlaştırma çalışmalarını başlattık. Derslerde cep telefonlarına sınır getirdik. “Veli Randevu Sistemi”ni hayata geçirerek veli ziyaretlerini planlı bir yapıya kavuşturduk. Liselerde sınıfta kalmayı yeniden devreye aldık. Okul kıyafeti uygulamasını hayata geçirdik. “Okullarda Şiddetin Önlenmesi” genelgemizi yayımladık. Çıkardığımız Öğretmenlik Mesleği Kanununda yaptığımız düzenleme ile eğitim çalışanlarımıza yönelik hukuki destek mekanizmasını işletmeye başladık.
Ayrıca, dijital dünyanın çocuklarımızın zihni ve kalbi üzerinde kurduğu baskıyı görmezden gelmedik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz ile medya okuryazarlığını, dijital okuryazarlığı ve bilgi okuryazarlığını müfredatın parçası haline getirdik. Dijital Vatandaşlık Eğitimi yaklaşımını güçlendirdik. Velivizyon platformunu kurduk. Öğretmen Bilgi Servisi ve Okul Veli Asistanı sistemleriyle öğretmen, veli ve okul arasındaki irtibatı daha güvenli ve daha kontrollü bir zemine taşıdık. Ülkemizin öncülüğünde dünyada ilk kez yayınlanan “Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi” doğrultusunda tedbirler silsilesi oluşturduk.Siber zorbalık, dezenformasyon ve çevrim içi riskler karşısında çocuklarımızı koruyan yeni bir dikkat geliştirdik.
Sonrasında,bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızın esenliği, karakter gelişimi ve okul aidiyetiyle birlikte ele aldık. “Duygu – Değer Temelli Dijital Esenlik” projesiyle çocuklarımızın teknoloji karşısında savunmasız kalan iç dünyasını daha yakından gözeten bir koruma çerçevesi kurduk. Dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı başlıklarında öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize yönelik yüz yüze ve çevrim içi eğitimleri yaygınlaştırdık. Bağımlılıkta erken uyarı işaretlerinin fark edilmesine yönelik olarak Yeşilay’la iş birliğiyle veli eğitimleri yaptık. Duygu-değer temelli müdahale setleriyle çocuklarımızın risk alanları karşısında daha güçlü bir iç direnç geliştirmesini, karakterini tahkim etmesini ve kendi iradesini koruyacak bir bilinç kazanmasını hedefledik. Okul Aidiyetinin Güçlendirilmesi projeleri kapsamında çocukların kendilerini okulun tabii bir parçası olarak hissetmelerini, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmalarını, sosyal, sportif, sanatsal, kültürel ve bilimsel etkinlikler yoluyla zararlı madde ve davranışlara karşı daha güçlü bir otokontrol geliştirmelerini destekledik. Bağımlılıkla mücadeleyi, çocuklarımızı hayata bağlayan, aidiyetini kuvvetlendiren ve şahsiyetini koruyan bütüncül bir imkan olarak ele aldık.
Aileyi eğitimin merkezinde tuttuk ve bu konudaki hassasiyetimizi her ortamda tekrarladık. Ailemle Eğitim Yolculuğum, Aile Okulu kursları, Maarif Modeli Ebeveyn Okulu, düzenli yayımlanan aile eğitim bültenleri, Güçlü Aile Güçlü Gelecek Kongresi ve farklı temalarda yürüttüğümüz aile buluşmalarıyla anne-baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren daha güçlü bir zemin kurduk. Biz biliyoruz ki çocuğun iç dünyası ailede şekillenir. Okul-aile iş birliğini ısrarla tahkim etmemizin sebebi budur.
Çocuklarımızın milli ve manevi değerlerle, güçlü bir aidiyet duygusuyla ve ortak hafızayla büyümesine özel önem verdik.Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin erdem-değer-eylem yaklaşımını okul hayatının iklimine taşımaya çalıştık. “Her Çocuk Bir Fidan, İlk Ders Yeşil Vatan” temasıyla başlayan çalışmalarımızı yıl içine yayılan etkinliklerle derinleştirdik. Öğrencilerimizin milli bilincini ve vatanseverlik duygusunu geliştirmek için ikinci döneme “Bayrak Sevgisi” temasıyla başladık. Çocuklarımızın milli ve manevi dünyamızı ve kültürel zenginliğimizi hissetmeleri ve yaşamaları için Ramazan ayı boyunca “Maarifin Kalbinde Ramazan” ve “İftarda Konuşalım” etkinliklerini gerçekleştirdik. Demokrasi kültürünü yerleştirmek, bağımsızlık bilincini güçlendirmek, milli birlik ve beraberliğimizi toplumsal dayanışmamızı tahkim etmek için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ndan aldığımız ilhamla “Maarifin Kalbinde Çocuk” yaklaşımıyla nisan ayını çocuklarımıza hasrettik. İnsan hayatının hiçe sayıldığı bir zulmün yaşandığı Filistin ve Gazze’deki drama dikkat çekmek için “Çanakkale’den Gazze’ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi” farkındalık çalışmalarından, EBA ve TRT EBA’da tarih bilincini diri tutan içeriklere kadar uzanan güçlü bir kültürel ve ahlaki zemin oluşturarak çocuklarımızın vicdanla, sorumlulukla, aidiyet şuuruyla ve milli hafızayla büyümesini önceledik.
Güvenli okul ikliminin inşası için süreci veri temelli ve kurumsal bir yönetim anlayışıyla takip edecek yapay zeka destekli Bakanlık Yönetim Sistemi’ni kurduk. Bu sistemle Bakanlığımıza ait bütün veriler tek bir merkezde toplanıp işlenerek yapay zeka destekli güçlü bir karar destek mekanizması oluşturduk. Örneğin okul güvenlik endeksi, devamsızlık raporları, RAM başvuru durumu, RAM ile okul arasındaki ilişkiyi izleyen raporlar, disiplin verileri, disiplin ile demografik yapı arasındaki ilişkiyi gösteren analizler, rehber öğretmen norm simülasyonu ve RAM’a sevk edildiği halde kaydı görünmeyen öğrencilere ilişkin izleme başlıklarını devreye soktuk. Böylece sahada oluşan riskleri; ortaya çıkmadan önce öngörebilen, belirtileri erkenden fark eden, okulu sistematik bir şekilde izleyen, rehberlik ihtiyacını tanımlayan ve müdahale kapasitesini veriye dayalı biçimde yöneten daha güçlü bir çerçeve kurduk.
Rehberlik, risk izleme ve erken müdahale kapasitemizi büyüttük.Ortaöğretim kurumlarımızda öğrencilerin devamsızlık, akademik başarı, disiplin kayıtları ve sosyal uyum göstergelerini birlikte değerlendiren yapay zeka destekli bir izleme yapısı kurduk. Okul terki ve devamsızlık takibi projelerini devreye aldık. Disiplin cezaları analiz modeliyle risk alanlarını veriye dayalı biçimde takip etmeye başladık. Önleme, müdahale ve yönlendirme mekanizmalarını güçlendirdik. MEBİ rehberlik modülleriyle öğrencilerimizin empati, öfke kontrolü, çatışma çözme, akran baskısıyla baş etme ve dijital güvenlik alanlarında desteklenmesini sağladık. Akran zorbalığıyla mücadele ve öğretmenlerimizin esenliklerini güçlendirmeye dönük projeler kapsamında rehberlik çalışmalarını ve öğretmen eğitimlerini Milli Eğitim Akademisini de devreye alarak yaygınlaştırdık. Bu alandaki kurumsal kapasitemizi sahaya daha güçlü biçimde taşıdık.
Güvenli Okul yaklaşımıyla okul ikliminisahada somut ve kurumsal tedbirlerle güçlendirdik. İçişleri Bakanlığımızla koordinasyon içinde geliştirilen Okul Durum Değerlendirme Ölçeği ile risk alanlarını daha sağlıklı tespit ettik. Bu ölçek sayesinde 2025-2026 eğitim öğretim yılında 1.136 okul kolluk görevlisi ve 24.214 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi görevlendirdik. 21.103 okulumuzun giriş-çıkış saatlerinde 6.105 ekiple sahayı destekledik. Öğrenci servisi planlama ve takip sistemlerinden dijital tabanlı izleme çalışmalarına, okul güvenliğine dönük stratejik eylem hazırlıklarından kurumlar arası koordinasyona kadar uzanan geniş bir hatta çalıştık.
Öğrenci servislerini takip sistemleriyle öğrencilerin okullara güvenli ulaşım sağlamaları için bir model geliştirdik ve uygulamaya koyduk.
Bütün bu adımları, ihtiyaca göre çeşitlendirerek ve güçlendirerek çocuklarımız için güvenli okul iklimini her yönden daha da geliştirmek elbette ki sağlıklı nesiller yetiştirme sorumluluğumuzun önemli bir parçasıdır. Yaşanan hadiselerin hiçbir yönünün karanlıkta kalmaması için adli ve idari süreçler titizlikle yürütülürken, diğer taraftan son Kabine Toplantısı’nda, ilgili tüm Bakanlıklarımızla müştereken değerlendirdiğimiz yeni önlemleri de karara bağladık. Bir kısmı mevcut uygulamalarımızı güçlendiren, bir kısmı da sahada ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap veren bu çalışmaların ilk etabını şimdi kamuoyumuzla paylaşmak istiyorum.
“Siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek”
İlk olarak, okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu iş birliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerimizin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri yapay zeka destekli takip ve analiz imkanlarıyla daha yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz.
Kaynak: Memurlar.net
BENZER HABERLER