Kamu - Memurlar Dünyası, Kamu, Memur, Haber, Son Dakika

logo

Türk Aile Yapısında Keskin Rol Değişimi: “Evin Reisi Kadın Oldu!”

Türk Aile Yapısında Keskin Rol Değişimi: “Evin Reisi Kadın Oldu!”

Türkiye’deki aile yapısında yaşanan keskin rol değişimleri istatistiklere yansıdı. Geleneksel yapının çözülmesiyle birlikte erkekler ev içindeki otoritesini kaybederken; kararları tek başına alan, sınırları çizen ve tüm yükü sırtlayan kadınlar yeni aile modelinin ana yöneticisi haline geldi.

İLKE, Türkiye’de aile kurumunun yaşadığı sosyolojik ve dijital dönüşümü gözler önüne seren kapsamlı bir rapor yayımladı. Eğitimci, psikolog, hukukçu, ilahiyatçı ve şehir planlamacısı gibi farklı disiplinlerden 10 bilim insanının ortak çalışmasıyla hazırlanan raporu değerlendiren Vakıf Başkanı Öner, mevcut durumu bir “kalp krizine” benzetti. Öner, aile yapısındaki bu hızlı değişimin toplumsal omurgayı ciddi şekilde sarstığını ifade etti.

Nüfus Alarm Veriyor: Boşanmalar Yüzde 33’e Ulaştı

Raporda yer alan istatistiki veriler, tehlikenin boyutunu ortaya koydu. Türkiye’de nüfusun kendini yenileme düzeyi olan 2,1 eşiğinin altına ilk kez 2003 yılında inildiği ve bu düşüş grafiğinin 2014 yılından beri kesintisiz sürdüğü aktarıldı. Günümüzde boşanmaların evliliklere oranının yüzde 33’e ulaştığı kaydedilirken, tek kişilik hanehalkı oranının da yüzde 20’lere yaklaştığı hatırlatıldı.

Erkekler Komut Alıyor, Genç Kadınlar Sınır Çiziyor

Rapora katkı sunan Öğretim Üyesi Dr. Tüccar, Türk aile yapısının en büyük açmazının küresel ve dijital değişim kaynaklı rol çatışması olduğunu belirtti. Kadın ve erkek rollerinde keskin bir kırılma yaşandığını ifade eden Tüccar, şu tespitlerde bulundu:

Yeni Tehlike: “Çocuk Egemen” ve Duygusuz Aile

Genç erkeklerin ebeveynliğe daha çok dahil olmasının olumlu bir gelişme olduğunu ancak bunun “çocuk egemen” patolojik bir aile yapısı doğurduğunu söyleyen Dr. Tüccar, hayatın merkezine sadece çocuğun konulmasının eşler arasındaki ilişkiyi bitirdiğini vurguladı. Sosyal medyanın etkisiyle ev sınırları içinde birbiriyle konuşmayan, temassız ve duygusuz yeni bir aile modelinin türediğini aktaran Tüccar; evlilik öncesi iletişim eğitimlerinin zorunlu olmasını ve dijital ebeveynlik bilincinin geliştirilmesini önerdi.

“Para Ödemek Aileyi Kurtarmaz”

Prof. Dr. Mahmut Hakkı Akın ise boşanmanın artık olağanüstü bir durum olmaktan çıkıp sıradanlaştığına dikkat çekti. Geleneksel koruyucu aile yapısının çözüldüğünü ifade eden Akın, “Dünyadaki örnekler de gösteriyor ki sadece evliliğe ve çocuk sayısına karşılık para ödenmesi, aile kurumunu kurtarmaya yetmeyecektir. Toplumun bu riskler konusunda detaylıca bilgilendirilmesi gerekiyor” uyarısında bulundu.

Dijital Gerilim Okulda Değil Beşikte Başlıyor

Rapordaki en çarpıcı bulgulardan birini paylaşan Doç. Dr. Elyesa Koytak, Türkiye’de her 10 ebeveynden en az 5’inin dijital dünyada geçirilen süre konusunda çocuğuyla çatıştığını söyledi. Koytak, “7-12 yaş arası çocuğu olanlarda bu kriz yüzde 59’a varıyor. Daha da önemlisi, 0-6 yaş arası çocuğu olanlarda bile bu oran yüzde 52. Yani ebeveyn ile çocuk arasındaki dijital gerilim okul çağında değil, henüz bebeklik ve okul öncesi dönemde başlıyor” dedi.

Milli Eğitim’den “Veli Randevu Sistemi” Önerisi

Okul-aile ilişkilerinin yeniden dizayn edilmesi gerektiğini savunan Milli Eğitim Bakanlığı Daire Başkanı Hikmet Azer ise veli toplantılarının daha verimli hale getirilmesini ve “veli randevu sistemi” gibi kurumsal mekanizmaların hayata geçirilmesini önerdi. Azer, genç ve dinamik nüfusun stratejik önemine dair farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğinin altını çizdi.

Kamumemurlar.com’u X’den takip etmek için tıklayınız

Kamumemurlar.com’u Instagram’dan takip etmek için tıklayınız

Kaynak: Memurlar.net

Etiketler: » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Etiketler:, , , ,