logo

escort bursa escort mersin bursa escort istanbul escorts istanbul escort istanbul escort bayan webmaster forum adult forum beylikduzu escort ankara escort ankara travesti istanbul travesti

Memurların Ek Göstergeyle İlgili Bilmesi Gereken Kritik Soruların Cevapları

Yenişafak Gazetesi’nden Ahmet Ünlü, memurların ek göstergeyle ilgili bilmesi gereken kritik soruları cevapladı

Bir kamu kurumunda atama şubesinde çalışıyorum eksikliğimizi gidermek ve hata yapmamak adına size iki sorum vardı.

1- Bilgisayar işletmeni 3. derece yüksekokul mezunu emekliliğe esas derece 1/1 (2200) kazanılmış hak aylığı 4/1 (800) görev aylığı 3/1 (1100) olan bir personelin ek göstergeleri belirttiğim şekilde mi yoksa emekliliğe esas ve görev aylığı (1100) ve kazanılmışı (800) mü olmalı ya da her üçü de (1100) mü olmalı?

2- Öğretmen 1. Dereceden olup 1. Derece şube müdürlüğüne atanan biri için ilerde öğretmenin ek göstergesi 3600 olması halinde çıkacak bir kanundan önce şube müdürü kanun uygulaması sonrası ek göstergesi 3600 olur mu?

Ek göstergede kazanılmış hak aylık derecesi mi yoksa kadro derecesi mi?

İşveren Uygulama Tebliği’nde konu net bir şekilde şu şekilde açıklanmıştır; 4 yıllık yüksekokul mezunu olup 8 yıl fiili hizmeti olan ve emeklilik keseneğine esas aylığı 6’ncı derecenin 1’inci kademesinde bulunan ve 68’inci maddenin (B) bendine göre 4’üncü dereceli Şef kadrosundan aylık alan bir sigortalının emekli kesenek ve kurum karşılıkları 6’ncı derecenin 1’inci kademesi ve 800 ek gösterge üzerinden tahakkuk ettirileceğinden, aylık prim ve hizmet belgesinin emekli keseneğine esas aylık bilgileri bölümüne Derece: 6 Kademe: 1 Ek Gösterge: 800, ödemeye esas aylık bilgileri bölümüne ise Derece: 4, Kademe: 1, Ek Gösterge: 800 olarak yazılacaktır.

Dolayısıyla bu örneğin yeterli olduğunu düşünüyoruz.

Yeni düzenleme yapılırsa ek gösterge 3600 mü yoksa 3000 mi olacak?

657 sayılı Kanun’un 43/B bendinde; “Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz. Kurumların 1, 2, 3 ve 4’üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli (I) sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz” hükmü yer almaktadır.

Gerek Danıştay Onuncu Dairesi’nin 25.3.1990 tarihli ve 1989/845 Esas, 1990/750 sayılı kararı gerekse de Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 22.6.1994 tarihli ve 7508 sayılı ilamında; atama yoluyla kariyer sınıfının dışında bir sınıfta çalışmak durumunda kalanların, kariyer sınıfta kazanılmış hak aylıklarına göre alacakları ek göstergeden düşük olmamak üzere ek göstergeden yararlandırılarak mağdur edilmelerinin önüne geçilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Bu karar çerçevesinde Maliye Bakanlığı’nca 148 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği yayımlanmıştır. Bu tebliğ hükümlerine ve yukarıda belirtilen kararlara göre, Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı’ndan GİH’e geçen bir şube müdürünün ek göstergesi birinci dereceli öğretmene verilen 3000 ek göstergeden aşağı olamayacaktır.

Bu nedenle öğretmenlikten müdürlüğe atananların ek göstergeleri daha önceki kariyerlerinin ek göstergesinden aşağı olamayacağı için yapılacak düzenleme sonrasında öğretmenlikten şube müdürlüğüne atananların da ek göstergeleri 3600 olarak düzeltilecektir.

Amir her canı istediğinde soruşturma açabilir mi? Ya da disiplin cezasını öğrenme tarihi ne zaman başlar?

Hakkımda bir isnat var. Bu isnat genel müdür yardımcısına iletildi ama işlem yapılmadı. Ama bunu genel müdür iki ay sonra öğrendi ve “Ben yeni öğrendim” diyerek aylıktan kesme cezası verilmesi için işlemler yapıldı. Genel müdür, ben yeni öğrendim diyebilir mi?

Konuya ilişkin düzenleme 657 sayılı Kanun’un 2670 sayılı yasa ile değişik 127’nci maddesinde şu şekilde ele alınmıştır: “Bu kanunun 125.maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası vermeye yetkisi zamanaşımına uğrar.”

Bu maddeye göre öğrenme tarihinden itibaren 1 ay içinde disiplin soruşturması yapılmalıdır. Peki “öğrenmeden” ne anlaşılacaktır? Bu sorunun mevzuatta verilmiş açık bir yanıtı bulunmamaktadır.

Ancak konuya ilişkin Danıştay Onuncu Dairesi’nin 20/03/1991 tarihli ve E.No:88/2495, K.No:91/102 nolu kararında benzer bir sorun yer almaktadır. Söz konusu kararda geçen olayda, bir fiile ilişkin olarak ilçe milli eğitim müdürlüğüne başvuru yapılmış ve disiplin cezası talep edilmiş ancak bir soruşturma açılmamıştır.

İki ay sonra bu kez kaymakamlık makamı ilçe milli eğitim müdürünü muhakkik tayin etmiş ve ilgiliye disiplin cezası verdirilmiştir. Danıştay tarafından verilen kararda fiile ilişkin daha önce ilçe milli eğitim müdürlüğüne başvuru yapıldığı ve “öğrenme tarihinin” başladığı, kaymakamlığın kendisine yapılan başvuru üzerine yeni bir “öğrenme tarihi” başlatamayacağı vurgulanmıştır.

Zamanaşımı sürelerinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle gerek soruşturma açmaya yetkili amirler gerekse bunlar adına soruşturmayı yürüten görevliler, ya da yargı organları tarafından re’sen nazara alınmaları zorunludur. Danıştay, soruşturma zamanaşımı süresi geçirilerek verilmiş bir disiplin cezasının salt bu nedenle hukuka aykırı olacağını kabul etmektedir. Yani zamanaşımı durumlarında yargı organlarınca dosyanın esasına dahi girilmemektedir. Durumdan bir amirinin bilgisi olduğu zaman süresinde disiplin cezası için soruşturma açtırmadığı bir konuda başka bir amir zamanaşımı süresi geçtikten sonra soruşturma açtırarak ceza verdiremeyeceğini göstermektedir. Zamanaşımı süresini bilerek geçiren amir hakkında da disiplin soruşturması açılması gerekmektedir.

Düğünlerde havaya ateş açmakla ilgili niçin kamu spotu yapmayız?

Her yıl onlarca kişi düğünlerde veya başka yerlerde silahla havaya açılan ateşle hayatını kaybetmekte ya da engelli kalmaktadır. Ne hikmetse bu konuda ya ben kamu spotuna şahit olmadım ya da gerçekten kamu spotu yapılmıyor. Havaya açılan ateş sonucu insanların niçin öldüğünü ya da yaralandığını birilerinin açıkça ve insanların kafalarına kazırcasına açıklaması gerekiyor. Havaya silahla ateş açmakla birine silah doğrultmak arasında fark olmadığını, kurşunun aynı hızla yukarıdan aşağıya düştüğünü açıklamak bu kadar zor mu? Küçük tutarlı cezalarla bu işin çözülmeyeceğini ne zaman anlayacağız? Ya da magandalar daha kaç can alacak?

Yozgat’ın meşhur sözleri

“Dovvah var öküz durdurur, dovvah var zelve kırdırır.”

“Ben karşı köyün hırsızını bilirim, çünkü, bizim köyün hırsızlarıyla dolaşırlar.”

“Şeytan iş bulamayınca küllük karıştırır.”

Ahmet Ünlü – Yeni Şafak

Etiketler: » »
Share
1363 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.