Son Dakika


Ev tadilatında artık emeğe göre değil, adrese göre fiyatlandırma yapılıyor! Farklı numaralar üzerinden ‘gizli müşteri’ olarak ulaştığımız aynı boyacıların, İstanbul’un iki farklı ilçesine verdiği teklifler arasındaki uçurum, usta piyasasındaki keyfiyeti tescilledi. Fahiş rakamlar ve türeyen ‘dijital komisyoncular’ yüzünden tamirat sektörü şikâyet rekoru kırarken, tüketici ‘usta borsası’ karşısında çaresiz kaldı.
Evinde tadilat yaptırmak isteyenler bugünlerde sadece ustaya değil, ‘keyfi fiyatlara’ da direniyor. Semte göre değişen tarifeler, malzeme hariç istenen fahiş rakamlar ve dört katı aşan fiyat farkları tüketiciyi isyan noktasına getirdi. Öyle ki, farklı günlerde farklı numaralar üzerinden yaptığımız saha araştırmasında, aynı iş için Esenyurt’a verilen fiyat ile Etiler için istenen rakam arasındaki uçurum, piyasadaki keyfiyeti gözler önüne serdi. Şikâyet platformlarının zirvesine yerleşen tamirat-tadilat sektöründe, eline fırça dahi almamış komisyoncuların türemesi ise bardağı taşıran son damla oldu.
USTA AYNI, İŞ AYNI, FİYAT ÇOK FARKLI!
Nisan ayı ile birlikte boya-badana sezonunun açılması, bu karmaşayı daha da derinleştirdi. Piyasadaki fiyat dengesizliğini ölçmek için farklı günlerde, iki ayrı telefon numarasından aynı boya ustalarını aradık. 3+1 120 metrekarelik eve boya-badana işi için verdiğimiz bilgiler aynıydı ancak evlerin konumunu farklı belirttik, sonuç şaşırtıcıydı… Aynı emeğe semte göre 4 kat fark istenmesi, ‘lokasyon odaklı fırsatçılığı’ gözler önüne serdi.

◼️ESENYURT: İlk aramada evin Esenyurt’ta olduğunu belirttiğimizde usta, “İşimiz az, hemen geliriz” diyerek malzeme hariç 15 bin TL fiyat verdi.
◼️ETİLER: İki gün sonra farklı bir numaradan aynı ustayı bu kez Etiler’deki bir daire için aradık. Ustanın tavrı bir anda değişti. “Programımız çok yoğun ama araya sıkıştırırız” diyen usta, aynı iş için bu kez tam 65 bin TL talep etti.
Görüştüğümüz ustaların birçoğu ödemeyi nakit olarak talep etti. Fatura istediğimizde ise ya “fiyat değişir” cevabıyla karşılaştık ya da “bizde fatura yok” cevabını aldık. Yine aynı ustalar ödemenin IBAN yoluyla yapılmasını da istemedi. Bu durum, aylık kazancı 150 bin TL’yi aşan birçok ustanın tamamen kayıt dışı çalıştığını ve devletin de ciddi bir vergi kaybına uğradığını gösteriyor.

Dikkat çeken bir diğer durum ise ‘komisyoncular’ oldu. İnternet reklamlarıyla en üst sırada çıkan birçok “usta” profilinin aslında eline fırça dahi almamış aracılar olduğunu tespit ettik. Bu kişiler, işi yüksek fiyattan alıp alt taşeronlara devrederek aradan komisyon alıyor. Bu durum hem fiyatı şişiriyor hem de işin kalitesini düşürerek tüketiciyi mağdur ediyor.
İstanbul Sıvacı, Boyacı ve İnşaatçılar Odası Genel Sekreteri Orhan Kır, piyasadaki fiyat uçurumunu denetimsizliğe bağlayarak önemli uyarılarda bulundu.
“Gerçek bir usta yerinde keşif yapmadan fiyat vermez. Oda sayısına göre değil, işçilik detayına ve metrekareye göre teklif alınmalıdır.” diyen Kır, fiyat farkının sebebi için şunları söyledi:
“Ulaşım maliyeti, trafikte geçen zaman ve semte göre değişen kaliteli malzeme/işçilik beklentisi rakamı yukarı çekiyor. Ayrıca fatura talebiyle eklenen KDV de maliyeti etkileyen unsurlardan.”İstanbul Sıvacı, Boyacı ve İnşaatçılar Odası Genel Sekreteri Orhan Kır
“İnternetten iş toplayan ancak usta olmayan aracılar, işi başkasına devredip komisyon alıyor. Bu sistem hem fiyatı şişiriyor hem de kaliteyi düşürüyor.” ifadelerini kullanan Orhan Kır, “Mağduriyet yaşamamak için iş yaptıracağınız kişiden mutlaka vergi levhası, oda kaydı ve MYK onaylı ustalık belgesi talep edin. Sektörün %80’inin kayıt dışı olması büyük bir risk.” diye konuştu.
Fırıncılar veya kuaförler gibi boyacı esnafı için de yasal bir fiyat tarifesi zorunluluğu getirilmesi gerektiğini vurgulayan Kır, çözüm önerilerini şöyle noktaladı:
“Piyasada belirleyici bir etkimiz olabilmesi için yasal düzenleme şart. Belediyeler ve vatandaşlar, tadilat yapan kişilerden mutlaka vergi levhası ve ustalık belgesi talep etmeli. Ehil olmayan kişilerin sosyal medyada ilan vermesi engellenmeli ve kayıt dışı çalışanlara ağır cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.”
Kaynak: Türkiye Gazetesi
BENZER HABERLER